Kahve isimdir; içecek ile çekirdek ya da öğütülmüş kahve bağlamda ayrılır.
محتوا تا چند لحظهی دیگر آماده میشود.
محتوا تا چند لحظهی دیگر آماده میشود.
kavrulmuş ve öğütülmüş kahve çekirdeklerinden hazırlanan içecek
Kahve isimdir; içecek ile çekirdek ya da öğütülmüş kahve bağlamda ayrılır.
tek bir fincan veya porsiyon kahve
Bir kahve sipariş bağlamında bir fincanı anlatabilir.
sıcak servis edilen kahve
Sıcak olması kahvenin sertliğini belirtmez.
soğuk, çoğu zaman buzlu servis edilen kahve
Buzlu kahve ile soğuk demleme yöntemi aynı şey değildir.
süt veya krema eklenmemiş kahve
Sade kahve Türk kahvesi siparişinde özellikle şekersiz demektir; sütü belirtmek için sütsüz denebilir.
süt eklenmiş kahve
Sütlü kahve genel bir ifadedir; latte ile her zaman aynı değildir.
şeker veya tatlandırıcı eklenmiş kahve
Şekerli ile kahve çekirdeğinin cinsi farklı şeylerdir.
kafeininin büyük bölümü çıkarılmış kahve
Kafeinsiz ifadesi her zaman mutlak sıfır anlamına gelmez.
basınçla hazırlanmış kısa ve yoğun kahve
Espresso bir hazırlama biçimidir; bütün kahvelerin adı değildir.
içecek hazırlamak için kullanılan kahve çekirdekleri
Kahve çekirdeği hazır içecek değildir.
öğütülerek küçültülmüş kahve tanecikleri
Öğütülmüş kahve ile çözünebilir kahve aynı değildir.
suda hızla çözünen hazır kahve
Hazır kahve, yalnızca ince çekilmiş kahve değildir.
suyla özütlenerek kahvenin hazırlanması
Kahve demlemek veya pişirmek ile çekirdek kavurmak aynı değildir.
kahvenin kendine özgü kokusu
Koku, tadın aynısı değildir.
sabah alışkanlığı olarak içilen kahve
Sabah kahvesi gündelik bir kullanım bağlamıdır.
kahve, özellikle mahalle veya köyde çay ve kahve içilen buluşma yeri
Gündelik yer adı kahve geleneksel kahvehane olabilir; modern kafe ile bire bir aynı değildir.
kahve falı, fincanda kalan telvenin şekillerini yorumlama geleneği
Kültürel/eğlencelik uygulamadır; bilimsel öngörü olarak sunulmamalıdır.
bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır, küçük ikramın bile değeri vardır
Türkçe atasözü ikram ve vefayı anlatır; kırk yılın hesabı değildir.
kafede veya lokantada içmek için sipariş edilen kahve
قهوه در نقش نوشیدنیِ سفارشدادهشده است؛ خودِ کافه مکان جداگانهای است.
dışarıda içilmek üzere paketlenen kahve
نوشیدنی در ظرف مناسب به مشتری داده میشود تا در جای دیگری بنوشد؛ با محل کافه یکی نیست.
dışarıdan hazır alınmayıp evde hazırlanan kahve
قهوه در خانه آماده و نوشیده میشود؛ با روش خاص دمآوری مثل اسپرسو یا قهوهٔ فوری یکی نیست.
iş yerinde çalışma sırasında içilen veya hazırlanan kahve
به نوشیدن یا آمادهکردن قهوه در دفتر و محیط کار اشاره دارد؛ معنی تازهای برای خود واژه نیست.
sohbet etmek ve görüşmek için birlikte içilen kahve
نوشیدن قهوه بهانهٔ دیدار و گفتوگو است؛ الزاماً به معنی رفتن به کافه نیست.
çekirdeklerinin kavrulma derecesine göre tanımlanan kahve
به میزان برشتهشدن دانهها اشاره میکند؛ تلخی و طعم نهایی فقط با درجهٔ برشتهکاری تعیین نمیشود.
suyun filtredeki öğütülmüş kahveden geçirilmesiyle hazırlanan kahve
قهوه از بستر پودر و فیلتر عبور میکند؛ این روش با قهوهٔ فوری یا اسپرسو یکسان نیست.
tadı, acılığı veya asiditesi bakımından tanımlanan kahve
ویژگی چشایی نوشیدنی را توصیف میکند؛ مزهٔ تلخ همیشه معادل قهوهٔ غلیظ نیست.
içerdiği kafein miktarı bakımından ele alınan kahve
به مادهٔ کافئین موجود در نوشیدنی اشاره دارد؛ مقدار آن به نوع دانه و روش تهیه وابسته است.
belirli bir fiyata satın alınan kahve
قهوه بهعنوان نوشیدنی خریدنی مطرح است؛ این کاربرد با اصطلاح «قهوهخانه» یکی نیست.
daha sonra içmek için termosta taşınan kahve
fincandan veya başka kaptan yanlışlıkla dökülen kahve
به حادثهٔ ریختن نوشیدنی اشاره دارد؛ با سروکردن عمدی قهوه در فنجان تفاوت دارد.
kahvenin kumaşta veya kâğıtta bıraktığı leke
اثر رنگی بهجامانده از نوشیدنی است؛ لکهٔ قهوه با رنگ قهوهای بهعنوان نام رنگ یکسان نیست.
tatlıya aroma vermek için kullanılan kahve
قهوه بهعنوان مادهٔ طعمدهنده در دسر به کار میرود؛ خودِ دسر با نوشیدنی قهوه یکی نیست.
Bir fincan kahve ister misin?
یک فنجان قهوه میخواهی؟
Bana bir sade Türk kahvesi yapar mısın?
برایم یک قهوهٔ ترک بدون شکر درست میکنی؟
Arkadaşları eğlencesine kahve falı baktı.
دوستانش برای سرگرمی فال قهوه گرفتند.
Dedem köy kahvesinde arkadaşlarıyla buluşur.
پدربزرگم در قهوهخانهٔ روستا با دوستانش دیدار میکند.
Ninem hep bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır der.
مادربزرگم همیشه میگوید یک فنجان قهوه چهل سال حرمت دارد.
kahve اسم نوشیدنی و دانهٔ قهوه است؛ bir fincan kahve، sütlü kahve، kafeinsiz kahve و kahve çekirdeği ترکیبهای رایجاند. در گفتار، köy kahvesi ممکن است قهوهخانهٔ سنتی باشد. kahve falı و ضربالمثل kırk yıl hatırı vardır کاربرد فرهنگی دارند.
kavrulmuş ve öğütülmüş kahve çekirdeklerinden hazırlanan içecek
Kahve isimdir; içecek ile çekirdek ya da öğütülmüş kahve bağlamda ayrılır.
tek bir fincan veya porsiyon kahve
Bir kahve sipariş bağlamında bir fincanı anlatabilir.
sıcak servis edilen kahve
Sıcak olması kahvenin sertliğini belirtmez.
soğuk, çoğu zaman buzlu servis edilen kahve
Buzlu kahve ile soğuk demleme yöntemi aynı şey değildir.
süt veya krema eklenmemiş kahve
Sade kahve Türk kahvesi siparişinde özellikle şekersiz demektir; sütü belirtmek için sütsüz denebilir.
süt eklenmiş kahve
Sütlü kahve genel bir ifadedir; latte ile her zaman aynı değildir.
şeker veya tatlandırıcı eklenmiş kahve
Şekerli ile kahve çekirdeğinin cinsi farklı şeylerdir.
kafeininin büyük bölümü çıkarılmış kahve
Kafeinsiz ifadesi her zaman mutlak sıfır anlamına gelmez.
basınçla hazırlanmış kısa ve yoğun kahve
Espresso bir hazırlama biçimidir; bütün kahvelerin adı değildir.
içecek hazırlamak için kullanılan kahve çekirdekleri
Kahve çekirdeği hazır içecek değildir.
öğütülerek küçültülmüş kahve tanecikleri
Öğütülmüş kahve ile çözünebilir kahve aynı değildir.
suda hızla çözünen hazır kahve
Hazır kahve, yalnızca ince çekilmiş kahve değildir.
suyla özütlenerek kahvenin hazırlanması
Kahve demlemek veya pişirmek ile çekirdek kavurmak aynı değildir.
kahvenin kendine özgü kokusu
Koku, tadın aynısı değildir.
sabah alışkanlığı olarak içilen kahve
Sabah kahvesi gündelik bir kullanım bağlamıdır.
kahve, özellikle mahalle veya köyde çay ve kahve içilen buluşma yeri
Gündelik yer adı kahve geleneksel kahvehane olabilir; modern kafe ile bire bir aynı değildir.
kahve falı, fincanda kalan telvenin şekillerini yorumlama geleneği
Kültürel/eğlencelik uygulamadır; bilimsel öngörü olarak sunulmamalıdır.
bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır, küçük ikramın bile değeri vardır
Türkçe atasözü ikram ve vefayı anlatır; kırk yılın hesabı değildir.
kafede veya lokantada içmek için sipariş edilen kahve
قهوه در نقش نوشیدنیِ سفارشدادهشده است؛ خودِ کافه مکان جداگانهای است.
dışarıda içilmek üzere paketlenen kahve
نوشیدنی در ظرف مناسب به مشتری داده میشود تا در جای دیگری بنوشد؛ با محل کافه یکی نیست.
dışarıdan hazır alınmayıp evde hazırlanan kahve
قهوه در خانه آماده و نوشیده میشود؛ با روش خاص دمآوری مثل اسپرسو یا قهوهٔ فوری یکی نیست.
iş yerinde çalışma sırasında içilen veya hazırlanan kahve
به نوشیدن یا آمادهکردن قهوه در دفتر و محیط کار اشاره دارد؛ معنی تازهای برای خود واژه نیست.
sohbet etmek ve görüşmek için birlikte içilen kahve
نوشیدن قهوه بهانهٔ دیدار و گفتوگو است؛ الزاماً به معنی رفتن به کافه نیست.
çekirdeklerinin kavrulma derecesine göre tanımlanan kahve
به میزان برشتهشدن دانهها اشاره میکند؛ تلخی و طعم نهایی فقط با درجهٔ برشتهکاری تعیین نمیشود.
suyun filtredeki öğütülmüş kahveden geçirilmesiyle hazırlanan kahve
قهوه از بستر پودر و فیلتر عبور میکند؛ این روش با قهوهٔ فوری یا اسپرسو یکسان نیست.
tadı, acılığı veya asiditesi bakımından tanımlanan kahve
ویژگی چشایی نوشیدنی را توصیف میکند؛ مزهٔ تلخ همیشه معادل قهوهٔ غلیظ نیست.
içerdiği kafein miktarı bakımından ele alınan kahve
به مادهٔ کافئین موجود در نوشیدنی اشاره دارد؛ مقدار آن به نوع دانه و روش تهیه وابسته است.
belirli bir fiyata satın alınan kahve
قهوه بهعنوان نوشیدنی خریدنی مطرح است؛ این کاربرد با اصطلاح «قهوهخانه» یکی نیست.
daha sonra içmek için termosta taşınan kahve
fincandan veya başka kaptan yanlışlıkla dökülen kahve
به حادثهٔ ریختن نوشیدنی اشاره دارد؛ با سروکردن عمدی قهوه در فنجان تفاوت دارد.
kahvenin kumaşta veya kâğıtta bıraktığı leke
اثر رنگی بهجامانده از نوشیدنی است؛ لکهٔ قهوه با رنگ قهوهای بهعنوان نام رنگ یکسان نیست.
بعد از شام قهوه میخواهی؟
قهوه بهعنوان نوشیدنیاین قهوه کمی تلخ است.
قهوه بهعنوان نوشیدنیکنار دسر قهوه سرو کردند.
قهوه بهعنوان نوشیدنیبرای میزمان دو قهوه سفارش دادم.
یک فنجان قهوه؛ واحد شمارشییک فنجان قهوه به طبقهٔ بالا برد.
یک فنجان قهوه؛ واحد شمارشییک قهوهٔ ساده لطفاً.
یک فنجان قهوه؛ واحد شمارشیمواظب باش، قهوه خیلی داغ است.
قهوهٔ داغصبر کرد قهوهٔ داغش خنک شود.
قهوهٔ داغآن صبح سرد قهوهٔ داغ نوشیدیم.
قهوهٔ داغبرای بعدازظهر قهوهٔ یخی درست کرد.
قهوهٔ سرد یا یخیقهوهٔ سرد من شربت ندارد.
قهوهٔ سرد یا یخیکافه قهوهٔ یخی را در لیوان بلند سرو میکند.
قهوهٔ سرد یا یخیقهوهاش را بدون شیر مینوشد.
قهوهٔ ساده و بدون شیرپشت پیشخوان قهوهٔ بدون شیر سفارش دادم.
قهوهٔ ساده و بدون شیراین قهوهٔ بدون شیر عطر قویای دارد.
قهوهٔ ساده و بدون شیراو قهوهاش را با شیر مینوشد.
قهوه همراه شیرلطفاً کمی شیر به قهوهام اضافه کن.
قهوه همراه شیرقهوهٔ شیردار زود خنک شد.
قهوه همراه شیرقهوهٔ شیرین دوست دارد.
قهوهٔ شیرینشدهیک قاشق شکر در قهوهاش ریخت.
قهوهٔ شیرینشدهقهوه را بدون شیرینکننده ترجیح میدهم.
قهوهٔ شیرینشدهشبها قهوهٔ بدون کافئین مینوشم.
قهوهٔ بدون کافئین یا کمکافئینشدهاینجا قهوهٔ بدون کافئین دارید؟
قهوهٔ بدون کافئین یا کمکافئینشدهبعد از غذا قهوهٔ بدون کافئین انتخاب کرد.
قهوهٔ بدون کافئین یا کمکافئینشدهیک اسپرسوی تک سفارش داد.
قهوهٔ اسپرسواسپرسو در فنجان کوچکی رسید.
قهوهٔ اسپرسوپیش از افزودن شکر اسپرسو را چشید.
قهوهٔ اسپرسودانههای کامل قهوه خریدیم.
دانههای قهوهدانههای قهوه را در شیشهٔ دربسته نگه میدارد.
دانههای قهوهاین دانههای قهوه بوی برشتهکاری تازه میدهند.
دانههای قهوهدو قاشق قهوهٔ آسیابشده در فیلتر بریز.
قهوهٔ آسیابشدهاین قهوه برای دستگاه خیلی درشت آسیاب شده.
قهوهٔ آسیابشدهقهوهٔ آسیابشده را دور از رطوبت نگه داشتیم.
قهوهٔ آسیابشدهبا آب داغ قهوهٔ فوری درست کرد.
قهوهٔ فورییک شیشه قهوهٔ فوری در کابینت است.
قهوهٔ فوریبرای سفر قهوهٔ فوری برداشت.
قهوهٔ فوریهر صبح قهوه دم میکنیم.
تهیه و دمکردن قهوهقهوه را در قهوهجوش پخت.
تهیه و دمکردن قهوهبگذار قهوه چند دقیقه دم بکشد.
تهیه و دمکردن قهوهعطر قهوه آشپزخانه را پر کرد.
رایحهٔ قهوهقهوهٔ تازه عطر فوقالعادهای دارد.
رایحهٔ قهوهپیش از ورود بوی قهوه را حس کردم.
رایحهٔ قهوهقهوهٔ صبحگاهی من معمولاً کمحجم است.
قهوه در عادت صبحگاهیپیش از رفتن به کار قهوه خوردیم.
قهوه در عادت صبحگاهیاو هنگام طلوع آفتاب با لذت قهوه مینوشد.
قهوه در عادت صبحگاهیدر قهوهخانهٔ روستا شطرنج بازی کردند.
قهوهخانهٔ سنتی یا روستاییقهوهخانهٔ محله صبح زود باز میشود.
قهوهخانهٔ سنتی یا روستاییوقتی باران شروع شد به قهوهخانه پناه بردیم.
قهوهخانهٔ سنتی یا روستاییدوستم برای سرگرمی فال قهوه گرفت.
فال قهوه؛ تعبیر نقش تفالهنقشهای فنجان را در فال قهوه تعبیر میکنند.
فال قهوه؛ تعبیر نقش تفالهگفت فال قهوه را جدی نمیگیرد.
فال قهوه؛ تعبیر نقش تفالهمادربزرگم میگفت یک فنجان قهوه چهل سال حرمت دارد.
ارزش ماندگار یک پذیرایی کوچکبه مهمانش قهوه داد و خندید که حرمتش چهل سال میماند.
ارزش ماندگار یک پذیرایی کوچکاین ضربالمثل را فراموش نکن: یک فنجان قهوه چهل سال حرمت دارد.
ارزش ماندگار یک پذیرایی کوچکدر کافه یک قهوه سفارش دادم.
سفارش قهوه در کافهاو قهوهاش را بدون شکر خواست.
سفارش قهوه در کافهپیشخدمت قهوهٔ ما را آورد.
سفارش قهوه در کافهقهوهٔ بیرونبر گرفتم و راه افتادم.
قهوهٔ بیرونبرلیوان قهوه را با درِ محکم بست.
قهوهٔ بیرونبرقهوهٔ بیرونبر را در دست داشت.
قهوهٔ بیرونبرامروز قهوه را در خانه درست کردم.
قهوهٔ آمادهشده در خانهعطر قهوه از آشپزخانه میآمد.
قهوهٔ آمادهشده در خانهاو قهوهٔ خانگی را در فنجان ریخت.
قهوهٔ آمادهشده در خانهدر دفتر برای همکارم قهوه آوردم.
قهوه در محل کارقهوهٔ اتاق استراحت تمام شده بود.
قهوه در محل کاراو هنگام کار قهوهاش را نوشید.
قهوه در محل کاردوستم را برای قهوه دعوت کردم.
دعوت به قهوه و دورهمیسر قهوه دربارهٔ سفر حرف زدیم.
دعوت به قهوه و دورهمیبعدازظهر با هم قهوه خوردند.
دعوت به قهوه و دورهمیاین قهوه از دانههای روشنبرشت تهیه شده است.
درجهٔ برشتهکاری دانهٔ قهوهقهوهٔ تیرهبرشت را امتحان کرد.
درجهٔ برشتهکاری دانهٔ قهوهدرجهٔ برشت قهوه روی بسته نوشته شده بود.
درجهٔ برشتهکاری دانهٔ قهوهبرای صبحانه قهوهٔ فیلتری درست کردم.
قهوهٔ دمی با فیلترآب آرام از فیلتر قهوه گذشت.
قهوهٔ دمی با فیلتراو قهوهٔ فیلتری را در ماگ ریخت.
قهوهٔ دمی با فیلتراین قهوه مزهٔ نسبتاً تلخی دارد.
طعم و تلخی قهوهاو مزهٔ قهوه را آرام امتحان کرد.
طعم و تلخی قهوهطعم قهوهٔ امروز با دیروز فرق داشت.
طعم و تلخی قهوهاین قهوه کافئین دارد.
کافئین موجود در قهوهاو مقدار کافئین قهوه را پرسید.
کافئین موجود در قهوهروی بسته دربارهٔ کافئین قهوه نوشته بود.
کافئین موجود در قهوهقیمت قهوه روی منو نوشته بود.
قیمت و هزینهٔ قهوهبرای خرید قهوه پول خرد برداشتم.
قیمت و هزینهٔ قهوهاو هزینهٔ قهوههای هفتگیاش را حساب کرد.
قیمت و هزینهٔ قهوهبرای سفر در فلاسک قهوه ریختم.
قهوهٔ داخل فلاسکقهوهٔ فلاسک هنوز گرم بود.
قهوهٔ داخل فلاسکاو از فلاسکش برای دوستش قهوه ریخت.
قهوهٔ داخل فلاسکقهوه روی میز ریخت.
ریختن اتفاقی قهوهاو سریع قهوهٔ ریختهشده را پاک کرد.
ریختن اتفاقی قهوهمواظب باش فنجان قهوه را واژگون نکنی.
ریختن اتفاقی قهوهروی پیراهنم لکهٔ قهوه افتاد.
لکهٔ قهوه روی لباس یا وسایلاو لکهٔ قهوهٔ روی رومیزی را دید.
لکهٔ قهوه روی لباس یا وسایللکهٔ قهوه هنوز روی کاغذ مانده بود.
لکهٔ قهوه روی لباس یا وسایلبه کرم دسر کمی قهوه اضافه کردم.
قهوه در دسر و شیرینیاین کیک طعم قهوه دارد.
قهوه در دسر و شیرینیاو دسرِ با طعم قهوه را برای مهمان آورد.
قهوه در دسر و شیرینیBir fincan kahve ister misin?
یک فنجان قهوه میخواهی؟
Bana bir sade Türk kahvesi yapar mısın?
برایم یک قهوهٔ ترک بدون شکر درست میکنی؟
Arkadaşları eğlencesine kahve falı baktı.
دوستانش برای سرگرمی فال قهوه گرفتند.
Dedem köy kahvesinde arkadaşlarıyla buluşur.
پدربزرگم در قهوهخانهٔ روستا با دوستانش دیدار میکند.
Ninem hep bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır der.
مادربزرگم همیشه میگوید یک فنجان قهوه چهل سال حرمت دارد.