Çay hem içecek hem bitkinin yapraklarıdır; akarsu anlamındaki eş adlı çay ayrıdır.
محتوا تا چند لحظهی دیگر آماده میشود.
محتوا تا چند لحظهی دیگر آماده میشود.
çay bitkisinin işlenmiş yapraklarıyla hazırlanan içecek
Çay hem içecek hem bitkinin yapraklarıdır; akarsu anlamındaki eş adlı çay ayrıdır.
tek bardak ya da fincan çay
İki çay siparişte iki bardak anlamına gelebilir.
yüksek sıcaklıkta sunulan çay
Sıcak, çayın demine ya da türüne değil sıcaklığına ilişkindir.
soğuk ve çoğu zaman buzlu sunulan çay
Buzlu çay her zaman soğuk demleme ile yapılmış değildir.
yaprakları yüksek oranda oksitlenmiş çay
Siyah çay, süt eklenmemesine göre değil yaprak işlenişine göre adlandırılır.
oksitlenmesi sınırlanmış yapraklardan yapılan çay
Yeşil çay herhangi bir yeşil bitki çayı değil, çay bitkisindendir.
az işlenmiş genç yaprak ve tomurcuklardan yapılan çay
Beyaz çay sütlü siyah çay anlamına gelmez.
süt katılarak içilen çay
Sütlü çay, çay bitkisinin ayrı bir türü değildir.
limon eklenmiş veya limonla sunulmuş çay
Limonlu çay ile melisa ya da limon otu infüzyonu aynı değildir.
şeker veya başka tatlandırıcı eklenmiş çay
Şekerli çay ifadesi yaprağın türünü değiştirmez.
demlemek için kullanılan kurutulmuş çay yaprakları
Kuru çay ile hazırlanmış içecek bağlamdan anlaşılır.
demleme için küçük geçirgen pakete konmuş çay
Poşet çay, dökme çaydan farklı bir ambalajdır.
tek tek poşetlenmemiş kuru çay yaprakları
Dökme çay bir paketleme biçimidir, ayrı bitki değil.
çayı yaprakları suda bekleterek hazırlama
Demlemek, yaprakları sürekli kaynatmakla aynı şey değildir.
çay içmek için ayrılan sosyal mola veya saat
Çay saati zorunlu olarak akşam yemeği anlamına gelmez.
çeşitli bitkilerin yaprak ve çiçeklerinden hazırlanan bitki çayı
TDK çay sözcüğünde bitki infüzyonunu da tanımlar; çay bitkisi yaprağı bulunmayabilir.
çay, dereden büyük ırmaktan küçük doğal akarsu
TDK çay içecek ve çay akarsu için ayrı eş adlı madde verir; asla içecek bağlantısı kurulmaz.
tavşan kanı çay, iyi demlenmiş koyu kırmızı çay
Türkçede tavşan kanı benzetmesi çayın koyu kırmızı rengini öne çıkarır, gerçek kan yoktur.
kafede veya lokantada içmek için sipariş edilen çay
چای نوشیدنی سفارشدادهشده است؛ نام کافه یا سالن چای مکان جداگانهای است.
dışarıda içilmek üzere bardağa konan çay
چای در لیوان مناسب به مشتری داده میشود تا بیرون از محل بنوشد؛ با چای خشک بستهبندیشده فرق دارد.
evde demlenerek hazırlanan çay
چای در خانه آماده میشود؛ این کاربرد روش خاص دمآوری یا نام نوع چای نیست.
misafirlere ikram edilen çay
دادن چای به مهمان در یک موقعیت اجتماعی است؛ با معنای مکان «چایخانه» یکی نیست.
kahvaltıda yiyeceklerle birlikte içilen çay
چای یکی از نوشیدنیهای وعدهٔ صبحانه است؛ خودِ وعدهٔ صبحانه معنای دیگری دارد.
iş yerinde çalışma sırasında içilen çay
چای نوشیدنی زمان کار یا استراحت کوتاه است؛ با مراسم مستقل چایخوری یکی نیست.
daha sonra içmek için termosta taşınan çay
چای برای نوشیدن بعدی در فلاسک حمل میشود؛ ظرف نگهدارنده نوع چای را تغییر نمیدهد.
yapraklarının suda demlenme süresine göre hazırlanan çay
زمان تماس برگ چای با آب هنگام دمآوری را میرساند؛ با نوع چای یا کیفیت آن یکی نیست.
demlikte hazırlanan veya oradan servis edilen çay
چای در قوری آماده یا از آن ریخته میشود؛ قوری شیء جداگانهای از خود نوشیدنی است.
hafif, acı veya buruk tadıyla tanımlanan çay
مزهٔ چای میتواند ملایم، تلخ یا گس باشد؛ با دمای نوشیدنی یا شیرینیِ افزودهشده فرق دارد.
içerdiği kafein miktarı bakımından ele alınan çay
به مقدار کافئین نوشیدنیِ چای اشاره دارد؛ مقدار دقیق به نوع و روش تهیه وابسته است.
belirli bir fiyata alınan çay içeceği veya ürünü
چای بهعنوان نوشیدنی یا کالای روزمره خریداری میشود؛ قیمت چای با معنای فرهنگی «چایخانه» یکی نیست.
bardak veya demlikten yanlışlıkla dökülen çay
چای بهطور ناخواسته از ظرف میریزد؛ با ریختن عمدی چای برای سرو تفاوت دارد.
çayın kumaşta veya kâğıtta bıraktığı leke
اثر رنگیِ باقیمانده از نوشیدنی است؛ لکه را با نام رنگ یا با چای خشک اشتباه نگیرید.
Bana bir bardak çay getirir misin?
برایم یک لیوان چای میآوری؟
Akşam misafirler için çay demledik.
شب برای مهمانها چای دم کردیم.
Bitki çayı, çay bitkisinden yapılmak zorunda değildir.
دمنوش گیاهی لزوماً از گیاه چای نیست.
Çayın kıyısında uzun süre oturduk.
مدت زیادی کنار جویبار نشستیم.
Babam tavşan kanı çay sever.
پدرم چای پررنگ و سرخ دوست دارد.
çay هم نوشیدنی/برگ گیاه چای است و هم طبق فرهنگ TDK همنویسهای جدا برای جویبار و رود کوچک دارد. Bitki çayı دمنوش گیاهی و tavşan kanı çay چای بسیار پررنگ و سرخ است. شکلهای çayı، çaya و çaydan وابسته به نقش دستوریاند.
çay bitkisinin işlenmiş yapraklarıyla hazırlanan içecek
Çay hem içecek hem bitkinin yapraklarıdır; akarsu anlamındaki eş adlı çay ayrıdır.
tek bardak ya da fincan çay
İki çay siparişte iki bardak anlamına gelebilir.
yüksek sıcaklıkta sunulan çay
Sıcak, çayın demine ya da türüne değil sıcaklığına ilişkindir.
soğuk ve çoğu zaman buzlu sunulan çay
Buzlu çay her zaman soğuk demleme ile yapılmış değildir.
yaprakları yüksek oranda oksitlenmiş çay
Siyah çay, süt eklenmemesine göre değil yaprak işlenişine göre adlandırılır.
oksitlenmesi sınırlanmış yapraklardan yapılan çay
Yeşil çay herhangi bir yeşil bitki çayı değil, çay bitkisindendir.
az işlenmiş genç yaprak ve tomurcuklardan yapılan çay
Beyaz çay sütlü siyah çay anlamına gelmez.
süt katılarak içilen çay
Sütlü çay, çay bitkisinin ayrı bir türü değildir.
limon eklenmiş veya limonla sunulmuş çay
Limonlu çay ile melisa ya da limon otu infüzyonu aynı değildir.
şeker veya başka tatlandırıcı eklenmiş çay
Şekerli çay ifadesi yaprağın türünü değiştirmez.
demlemek için kullanılan kurutulmuş çay yaprakları
Kuru çay ile hazırlanmış içecek bağlamdan anlaşılır.
demleme için küçük geçirgen pakete konmuş çay
Poşet çay, dökme çaydan farklı bir ambalajdır.
tek tek poşetlenmemiş kuru çay yaprakları
Dökme çay bir paketleme biçimidir, ayrı bitki değil.
çayı yaprakları suda bekleterek hazırlama
Demlemek, yaprakları sürekli kaynatmakla aynı şey değildir.
çay içmek için ayrılan sosyal mola veya saat
Çay saati zorunlu olarak akşam yemeği anlamına gelmez.
çeşitli bitkilerin yaprak ve çiçeklerinden hazırlanan bitki çayı
TDK çay sözcüğünde bitki infüzyonunu da tanımlar; çay bitkisi yaprağı bulunmayabilir.
çay, dereden büyük ırmaktan küçük doğal akarsu
TDK çay içecek ve çay akarsu için ayrı eş adlı madde verir; asla içecek bağlantısı kurulmaz.
tavşan kanı çay, iyi demlenmiş koyu kırmızı çay
Türkçede tavşan kanı benzetmesi çayın koyu kırmızı rengini öne çıkarır, gerçek kan yoktur.
kafede veya lokantada içmek için sipariş edilen çay
چای نوشیدنی سفارشدادهشده است؛ نام کافه یا سالن چای مکان جداگانهای است.
dışarıda içilmek üzere bardağa konan çay
چای در لیوان مناسب به مشتری داده میشود تا بیرون از محل بنوشد؛ با چای خشک بستهبندیشده فرق دارد.
evde demlenerek hazırlanan çay
چای در خانه آماده میشود؛ این کاربرد روش خاص دمآوری یا نام نوع چای نیست.
misafirlere ikram edilen çay
دادن چای به مهمان در یک موقعیت اجتماعی است؛ با معنای مکان «چایخانه» یکی نیست.
kahvaltıda yiyeceklerle birlikte içilen çay
چای یکی از نوشیدنیهای وعدهٔ صبحانه است؛ خودِ وعدهٔ صبحانه معنای دیگری دارد.
iş yerinde çalışma sırasında içilen çay
چای نوشیدنی زمان کار یا استراحت کوتاه است؛ با مراسم مستقل چایخوری یکی نیست.
daha sonra içmek için termosta taşınan çay
چای برای نوشیدن بعدی در فلاسک حمل میشود؛ ظرف نگهدارنده نوع چای را تغییر نمیدهد.
yapraklarının suda demlenme süresine göre hazırlanan çay
زمان تماس برگ چای با آب هنگام دمآوری را میرساند؛ با نوع چای یا کیفیت آن یکی نیست.
demlikte hazırlanan veya oradan servis edilen çay
چای در قوری آماده یا از آن ریخته میشود؛ قوری شیء جداگانهای از خود نوشیدنی است.
hafif, acı veya buruk tadıyla tanımlanan çay
مزهٔ چای میتواند ملایم، تلخ یا گس باشد؛ با دمای نوشیدنی یا شیرینیِ افزودهشده فرق دارد.
içerdiği kafein miktarı bakımından ele alınan çay
به مقدار کافئین نوشیدنیِ چای اشاره دارد؛ مقدار دقیق به نوع و روش تهیه وابسته است.
belirli bir fiyata alınan çay içeceği veya ürünü
چای بهعنوان نوشیدنی یا کالای روزمره خریداری میشود؛ قیمت چای با معنای فرهنگی «چایخانه» یکی نیست.
bardak veya demlikten yanlışlıkla dökülen çay
چای بهطور ناخواسته از ظرف میریزد؛ با ریختن عمدی چای برای سرو تفاوت دارد.
در این خانه بعد از غذا چای تعارف میکنند.
چای بهعنوان نوشیدنیچای مزهای لطیف و گُلی داشت.
چای بهعنوان نوشیدنیبا صبحانه چای میخواهی یا قهوه؟
چای بهعنوان نوشیدنیممکن است دو چای برایمان بیاورید؟
فنجان یا لیوان چایهنگام گفتوگو یک لیوان چای دستم داد.
فنجان یا لیوان چایبرای مهمانم یک لیوان دیگر چای ریختم.
فنجان یا لیوان چایچای هنوز برای نوشیدن زیادی داغ است.
چای داغروز سرد دستهایمان را با لیوانهای چای داغ گرم کردیم.
چای داغپیش از دادن به کودک بگذار چای خنک شود.
چای داغچای یخی با برشهای لیمو آوردند.
چای سرد یا یخیتابستان چای سرد بدون شکر درست میکنم.
چای سرد یا یخییخ لیوان پیش از تمامشدن چای آب شد.
چای سرد یا یخیاین چای سیاه از آسام میآید.
چای سیاه؛ نوع فراوری برگچای سیاه را چهار دقیقه دم کرد.
چای سیاه؛ نوع فراوری برگچای سیاه را میتوان ساده یا با شیر نوشید.
چای سیاه؛ نوع فراوری برگچای سبزی با عطر گیاهی خرید.
چای سبزچای سبز را زیادی دم نکن.
چای سبزچای سبز را در فنجانهای کوچک سرو کردند.
چای سبزچای سفید طعمی بسیار لطیف دارد.
چای سفیدچای سفید تهیهشده از جوانههای تازه را امتحان کردیم.
چای سفیدچای سفید را با دقت آماده کرد.
چای سفیدپدربزرگم چایش را با شیر مینوشد.
چای همراه شیرمیشود کمی شیر به این چای اضافه کنی؟
چای همراه شیرشیر مزهٔ تند چای را ملایم کرد.
چای همراه شیرکمی لیمو در چایش چلاند.
چای همراه لیموچای را با برش لیمو تعارف کردند.
چای همراه لیمولیمو به چای بوی تازهای داد.
چای همراه لیموچایش را با یک قاشق شکر مینوشد.
چای شیرینشدهچای از قبل شیرین بود، چیزی اضافه نکردم.
چای شیرینشدهچای بدون شکر خواست.
چای شیرینشدهمغازه برگهای چای را در قوطی میفروشد.
برگ و چای خشکیک قاشق چای خشک اندازه گرفت.
برگ و چای خشکبرگهای چای را دور از بوهای تند نگه دار.
برگ و چای خشککیسهٔ چای را زیادی در لیوان گذاشت.
چای کیسهایپیش از نوشیدن چای کیسهای را بیرون آورد.
چای کیسهایهر جعبه بیست چای کیسهای دارد.
چای کیسهایبرای چای فله از صافی استفاده میکند.
چای برگ آزاد، بدون کیسهاز مغازهای کوچک چای فله خریدیم.
چای برگ آزاد، بدون کیسهبرگهای چای در آب گرم باز شدند.
چای برگ آزاد، بدون کیسهچای را سه دقیقه دم کن.
دمکردن و عصارهگیری چایدر قوری سفالی چای دم کرد.
دمکردن و عصارهگیری چایاین چای اگر زیادی دم بکشد تلخ میشود.
دمکردن و عصارهگیری چایساعت چهار برای چای استراحت میکنیم.
زمان یا دورهمی نوشیدن چایوقت چای به خانواده فرصت گفتوگو داد.
زمان یا دورهمی نوشیدن چایمهمانها درست پیش از وقت چای آمدند.
زمان یا دورهمی نوشیدن چایدمنوش بابونه انتخاب کرد.
دمنوش گیاهی؛ کاربرد گستردهٔ واژهٔ چایاین دمنوش گیاهی برگِ گیاه چای ندارد.
دمنوش گیاهی؛ کاربرد گستردهٔ واژهٔ چایدر منو دمنوشهای میوهای و گیاهی وجود دارد.
دمنوش گیاهی؛ کاربرد گستردهٔ واژهٔ چایاز زیر پل یک جویبار باریک میگذشت.
جویبار یا رود کوچک؛ همنویسهٔ çayکنار رود کوچک قدم زدیم.
جویبار یا رود کوچک؛ همنویسهٔ çayپس از باران آب جویبار بالا آمد.
جویبار یا رود کوچک؛ همنویسهٔ çayپدربزرگم چای پررنگ قرمز میخواهد.
چای سرخ بسیار پررنگ؛ اصطلاح ترکیچای سرخ و پررنگ را در استکان کمرباریک آوردند.
چای سرخ بسیار پررنگ؛ اصطلاح ترکیرنگ این چای حسابی سرخ و پررنگ شده است.
چای سرخ بسیار پررنگ؛ اصطلاح ترکیدر کافه یک چای سفارش دادم.
سفارش چای در کافهاو چایش را بدون شکر خواست.
سفارش چای در کافهپیشخدمت چای ما را آورد.
سفارش چای در کافهچای بیرونبر گرفتم و راه افتادم.
چای بیرونبردرِ لیوان چای را محکم بست.
چای بیرونبرچای بیرونبر را در راه نوشیدیم.
چای بیرونبرامروز در خانه چای دم کردم.
چای دمشده در خانهعطر چای از آشپزخانه میآمد.
چای دمشده در خانهاو چای تازهدم را برای خانواده ریخت.
چای دمشده در خانهبه مهمانها چای تعارف کردیم.
تعارف و پذیرایی با چایاو برای همه چای تازه آورد.
تعارف و پذیرایی با چایمهمان چایش را با لبخند گرفت.
تعارف و پذیرایی با چایصبحانه چای نوشیدیم و نان خوردیم.
چای همراه صبحانهاو چای صبحانه را آماده کرد.
چای همراه صبحانهچای را کنار بشقاب پنیر گذاشتند.
چای همراه صبحانهدر دفتر برای همکارم چای آوردم.
چای در محل کارچای اتاق استراحت تمام شده بود.
چای در محل کاراو هنگام کار چایش را نوشید.
چای در محل کاربرای سفر در فلاسک چای ریختم.
چای داخل فلاسکچای فلاسک هنوز گرم بود.
چای داخل فلاسکاو از فلاسکش برای دوستش چای ریخت.
چای داخل فلاسکبرای دمکشیدن چای چند دقیقه صبر کردم.
مدت دمکشیدن چایاو زمان دمکشیدن چای را تنظیم کرد.
مدت دمکشیدن چایچای بیش از حد در آب ماند.
مدت دمکشیدن چایچای را از قوری در فنجان ریختم.
چای سروشده از قوریاو قوری چای را روی میز گذاشت.
چای سروشده از قوریهنوز در قوری کمی چای مانده بود.
چای سروشده از قوریاین چای طعم ملایمی دارد.
طعم و گسی چایاو مزهٔ چای را آرام امتحان کرد.
طعم و گسی چایطعم چای امروز با دیروز فرق داشت.
طعم و گسی چایاین چای کافئین دارد.
کافئین موجود در چایاو مقدار کافئین چای را پرسید.
کافئین موجود در چایروی بسته دربارهٔ کافئین چای نوشته بود.
کافئین موجود در چایقیمت چای روی منو نوشته بود.
قیمت و هزینهٔ خرید چایبرای خرید چای پول خرد برداشتم.
قیمت و هزینهٔ خرید چایاو هزینهٔ چای هفتگیاش را حساب کرد.
قیمت و هزینهٔ خرید چایچای روی میز ریخت.
ریختن اتفاقی چایاو سریع چای ریختهشده را پاک کرد.
ریختن اتفاقی چایمواظب باش فنجان چای را واژگون نکنی.
ریختن اتفاقی چایروی پیراهنم لکهٔ چای افتاد.
لکهٔ چای روی لباس یا وسایلاو لکهٔ چای روی رومیزی را دید.
لکهٔ چای روی لباس یا وسایللکهٔ چای هنوز روی کاغذ مانده بود.
لکهٔ چای روی لباس یا وسایلBana bir bardak çay getirir misin?
برایم یک لیوان چای میآوری؟
Akşam misafirler için çay demledik.
شب برای مهمانها چای دم کردیم.
Bitki çayı, çay bitkisinden yapılmak zorunda değildir.
دمنوش گیاهی لزوماً از گیاه چای نیست.
Çayın kıyısında uzun süre oturduk.
مدت زیادی کنار جویبار نشستیم.
Babam tavşan kanı çay sever.
پدرم چای پررنگ و سرخ دوست دارد.